Archive for the ‘gay siteleri’ Category

Edirne’de homofobi ve transfobi karşıtlarının buluşmaları sürüyor, 27 Aralık’ta “Hastalık, Tercih, Yönelim” başlıklı panel yapılması planlanıyor.

Edirne’de heteroseksizme karşı mücadele etmek için örgütlenmeye çalışan Edirne LGBTİ Çalışma Grubu, dönemin ikinci toplantısını aldı.

Katılımın oldukça yoğun olduğu toplantıda SPoD LGBTİ’nin hazırladığı “LGBTİ Dostu Yerel Yönetimler Protokolü”nün Edirne’de de imzalatılması için temas kurma kararı alındı.

Protokolün yanı sıra, Edirne’deki sivil toplum kuruluşları, meslek odaları, kent konseyi ve siyasi partilerle görüşmek için gruplar oluşturuldu. Edirne’de Kaos GL’nin de katılımıyla 27 Aralık’ta “Hastalık mı, Tercih mi, Yönelim mi?” konulu bir panel düzenlenmesi de kararlaştırıldı.

İlginin ve katılımın gün geçtikçe arttığı oluşumun Edirne’de bir ihtiyaç olduğu anlaşılıyor.

Avrupa Birliği’nin hazırladığı yeni bir rapor, cinsiyet kimliği temelli ayrımcılığın sonuçlarını ele alıyor.

Avrupa Birliği Temel Haklar Ajansı’nın hazırladığı rapor, Avrupa’da özellikle transların sorunlarına odaklanan en kapsamlı çalışma. Avrupa trans ağı Transgender Europe (TGEU), raporu büyük bir sevinçle karşılayarak trans politikalarının aciliyetine dikkat çekti.

TGEU Yönetim Kurulu üyesi Vreer Verkerke, bu haftasonu Ayrımcılık Karşıtı Sempozyum’da raporun çalışma hayatına ilişkin bölümlerine odaklanacak. Rapora göre, Avrupa’da her üç transtan biri iş başvurusu sırasında ayrımcılığa uğruyor.

7000 transla yapılan görüşmelere göre, trans çalışanların yüzde 46’sı çoğu zaman ya da her zaman trans olduklarını işyerlerinde saklama ihtiyacı duyuyor.

Hollandalı transların sendika deneyimleri bu Pazar Ankara’da

Hollandalı trans aktivisti Verkerke, kendi ülkesinde de durumun iç açıcı olmadığını belirtiyor. Rapora göre, Hollanda’da transların en az yüzde 25’i işsiz ya da eksik istihdam ediliyor.

Verkerke, sempozyum kapsamında Pazar günü yapılacak “Hollanda’da sendikal deneyimler” oturumunda TGEU olarak sendikalara, hükümetler ve LGBTİ örgütlerine tavsiyelerini sunacak.

Beden geçiş sürecinde pek çok ülkede zorunlu kılınan kısırlaştırma, tıbbî müdahaleler ve zihinsel hastalık tanısı gibi prosedürler, cinsiyet kimliği ile resmî evrakları uyuşmayan transların istihdamını zorlaştırıyor.

CHP’li Aykan Erdemir, Millî Gazete’de yer alan Diyanet’in “Eşcinsellik sapıklıktır” şeklinde fetva verdiği iddiasını Başbakan’a sordu.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Bursa Milletvekili Aykan Erdemir, Millî Gazete’nin iddiasına göre Diyanet İşleri Başkanlığı’nın “Eşcinsellik sapıklıktır” şeklindeki fetvasını Başbakan’a sordu.

Başbakan Ahmet Davutoğlu tarafından yazılı olarak yanıtlanması istenen önergede, 25 Kasım 2014 tarihli Millî Gazete’de Avrupa Parlamentosu’nun lezbiyen, gey, biseksüel ve trans haklarıyla ilgili Tiran’da düzenlenen ve Türkiye’den de milletvekilleri, Kamu Denetçiliği Kurumu ve Kaos GL’nin de içinde olduğu STK’ların katıldığı toplantının haberleştirildiği hatırlatılarak şöyle denildi:

“Söz konusu haberde, Milli Gazete çalışanlarınca Diyanet İşleri Başkanlığı (DİB) Alo Fetva Hattı’na ‘toplantıya katılım hakkında’ soru yöneltildiği, ‘Kesinlikle sapıklıktır, dinimizde yasaklanmıştır. Böyle bir toplantıya pozitif anlamda destek verenler vebal altındadır. Bunun kötülüğünü de STK’lar aracılığıyla yaymak lazım’ yanıtının alındığı iddia edilerek bahsi geçen fetva paylaşılmıştır.”

Erdemir Başbakan’a şu soruları yöneltti:

*Söz konusu haberde iddia edildiği gibi DİB Alo Fetva Hattı’na “toplantıya katılım hakkında” başlıklı bir soru sorulmuş mudur? Sorulduysa, DİB nasıl bir yanıt vermiştir?

*Alo Fetva Hattı’na, eşcinsel ve trans yurttaşlar ve yakınları tarafından veya eşcinsel ve trans insanların durumuyla ilgili 2002’den günümüze kadar hangi konu başlıklarında kaç soru sorulmuştur? Bu başvurulara ne minvallerde ve içeriklerde yanıtlar verilmiştir?

*Alo Fetva Hattı dâhil olmak üzere, DİB’in kamuya dönük hizmetlerinin eşcinsel ve trans yurttaşlara yönelik ayrımcılık, nefret ve şiddet meselesi çerçevesinde referans aldığı ve referans gösterdiği “dini ve dini olmayan yazılı kaynaklar” hangileridir? Bunlar arasında “evrensel insan hakları beyannamesi” ve ondan türetilen diğer sözleşmeler ve belgeler, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları gibi insan hakları külliyatı yer almakta mıdır?

Millî Gazete’nin homofobisi

Cumhuriyet Halk Partisi’nden Milletvekili Binnaz Toprak ile Adalet ve Kalkınma Partisi’nden Milletvekili Nursuna Memecan’ın katıldığı toplantının ardından LGBTİ’lere dönük nefret söylemi içeren haberler yapan Milli Gazete, toplantı öncesinde de nefret söyleminde bulunmuş ve milletvekillerini hedef göstermişti.

Millî Gazete, Avrupa Parlamentosu’nun temel haklar ve LGBTİ’lerin ayrımcılıktan korunmasına ilişkin seminerine Türkiye’den vekillerin de davet edilmesini “ahlâksızlık” olarak paylaşmıştı:

“AB ile ilişkilerin Cenab-ı Allah’ın lanet ettiği, kavimlerin helak olduğu nahoş bir durumla ilgili AB seminerinde Türkiye’nin temsil edilmesi talebinin tutanaklara geçmesi bile bu necip millete ve inancına yapılacak büyük bir hakaret hükmündedir.”

Homofobik saldırının ardından AKP’den Mehmet Metiner ile Ziver Özdemir ve MHP’den Ruhsar Demirel toplantıya katılmamış; AKP’den Nursuna Memecan ile CHP’den Binnaz Toprak toplantıyı takip etmişti.

Millî Gazete toplantının ardından yaptığı haberlerde ise nefret söylemini sürdürmüş ve nefretini temellendirmek için Diyanet’ten fetva aldığına dair iddiada bulunmuştu.

Koyu Katolik Polonya’da yapılan yerel yönetim seçimlerinde ülke tarihinde bir ilk yaşandı.

Yerel yönetim seçimlerinin ikinci turunda, ülkenin kuzeyindeki Slupsk kentinde 38 yaşındaki eşcinsel Robert Biedron kazandı. Biedron, 2011 yılında “Twój Ruch” (Senin Hareketin) isimli sol partinin adayı olarak Polonya Meclisi’ne seçilmeyi başarmıştı.

Biedron, seçim öncesi yaptığı açıklamada, “Umut doluyum. Sonunda bazı şeyleri değiştirebilecek, Slupsk’u daha iyi bir şehir haline getireceğiz” dedi.

Seçime bağımsız aday olarak giren Biedron, bazı eşcinsel derneklerince desteklenmişti. Siyasetbilimci Biedron, “100 bin kişilik Slupsk’un vatandaşlarına güvendiğini” açıklamıştı.

Seçimlerin ikinci turunda iktidardaki Vatandaşlar Platformu (PO) büyük şehirlerde zafer elde etti. Polonya televizyonu, PO’nun başkent Varşova’nın yanı sıra Gdansk, Wroclaw ve Poznan’da kazandığını duyurdu.

2006’dan beri Varşova belediye başkanlığı görevinde bulunan Hanna Gronkiewicz-Waltz yüzde 56,8’le yeniden seçildi.

-Avrupa Parlamentosu?nca, Tiran’da “Temel Haklar, Ayrımcılık Yasağı ve LGBTİ Dahil Olmak Üzere Hassas Grupların Korunması? konulu seminer düzenlendi
-Seminere, Avrupa Parlamentosu (AP) Başkan Yardımcısı Ulrike Lunacek, Arnavutluk Meclis Başkanı İlir Meta, Balkan ülkelerinden milletvekili ve akamedisyenlerin yanı sıra AK Parti Sivas Milletvekili
Mesude Nursuna Memecan ile CHP İstanbul Milletvekili Binnaz Toprak da katıldı
TİRAN (AA) ? Arnavutluk’un başkenti Tiran’da Avrupa Parlamentosu’nca “Temel Haklar, Ayrımcılık Yasağı ve LGBTİ (lezbiyen, gey, biseksüel, trans, interseks) Dahil Olmak Üzere Hassas Grupların Korunması? konulu seminer düzenlendi
Tiran’da bir otelde düzenlenen seminere, Avrupa Parlamentosu’nun (AP) Başkan Yardımcısı Ulrike Lunacek, Arnavutluk Meclis Başkanı İlir Meta, Arnavutluk Başbakan Yardımcısı Niko Peleşi, AK Parti Sivas Milletvekili Mesude Nursuna Memecan, CHP Sivas Milletvekili Binnaz Toprak, Balkan ülkelerinden çeşitli milletvekilleri ile akademisyenler katıldı.
Arnavutluk Meclisi Başkanı İlir Meta, böylesi hassas bir seminerin Arnavutluk’ta düzenlenmesinden dolayı Avrupa Parlamentosu’na teşekkür ederek, ülkesindeki hassas grupların haklarının korunduğunu söyledi.
Meta, LGBTİ grubu mensuplarının normal hayata entegrasonu konusunda çok çaba sarf ettiklerini ifade etti.
AP Başkan Yardımcısı Lunacek ise bölgedeki hassas gruplara karşı olan ayrımcılığa dikkati çekerek, tüm insanların haklarının korunması gerektiğini ifade etti.
Lunacek, profesyonel açıdan da bir kişinin cinsel tercihlerinden dolayı haklarından mahrum edilemeyeceğini söyledi.
Arnavutluk Başbakan Yardımcısı Niko Peleşi de Arnavutluk devletinin ayrımcılık yapmaksızın, bütün grupların haklarını korumakla görevli olduğunu dile getirdi.
AK Parti Sivas Milletvekili Mesude Nursuna Memecan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ayrımcılığa maruz kalan insanların sorunlarını dile getirmek üzere yapılan bu toplantıda çözüm yollarını arayacaklarını kaydetti. Kişisel olarak hiç kimsenin ayrımcılığa mağruz kalmasını istemediğini söyleyen Memecan, Türkiye’de ayrımcılığa maruz kalan insanlar konusunda birçok adım atıldığını belirtti.
CHP İstanbul Milletvekili Binnaz Toprak ise Türkiyedeki hassas grupların ve özellikle LGBTİlilerin haklarının korunmadığını iddia etti. Bu grupların haklarının korunması için iki defa meclise önerge verdiklerini söyleyen Toprak, ancak bu önergelerinden sonuç alamadıklarını ileri sürdü.

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun ‘Kadın Cinayetleri ve Çözüm Yolları’ başlığıyla gerçekleştirilen etkinliğinde trans cinayetleri yer almadı.

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun, kadına yönelik şiddete ve kadın cinayetlerine dikkat çekmek ve şiddetin önlenmesi için gerekli çözüm önerilerini tartışmak üzere “Kadın Cinayetleri ve Çözüm Yolları” başlığıyla düzenlenen konferansında nefret cinayetlerinde hayatlarını kaybeden trans kadınları anma günü olan 20 Kasım hatırlanmadı. Eleştirilerin ardından konuya ilişkin bir açıklama yapan platform sözcüsü Gülsüm Kav, “Trans cinayetlerini unutmadık sadece buluştuğumuz diğer kurumların talepleri nedir ona bakmak istedik” dedi.

“Keşke bir trans kadın o güne işaret etseydi”

Şişli Kent Kültür Merkezi’nde düzenlenen konferansta kadın cinayetleri durdurmanın yolları ve hükümetin sosyal politikaları ele alındı. Nefret cinayetlerinde hayatlarını kaybeden trans kadınları anma günü 20 Kasım’a değinilmedi. Konuya ilişkni değerlendirmede bulunan Gülsüm Kav, trans kadınları unutmadıklarını ancak konferansta buluştukları diğer kurumların taleplerinin ne olacağına bakmak istediklerini söyledi. Gülsüm Kav, “Bizim platform olarak zaten hazırlanan yeni anayasa için taleplerimiz arasında cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği maddeleri var. Evet bu bir eksiklik bu konuşmayı dile getirmiş olmayı isterdik ama bir yandan da keşke bir trans kadın arkadaşımız burada söz alıp o güne işaret etseydi” dedi.

‘Kadınlar konuşursa ne değişir?’

Konferansa CHP Kadın Kolları, Devrimci İşçi Partisi, Ege Devrimci 78’liler Derneği, HTKP’li kadınlar, öğrenci grupları ve çok sayıda akademisyen katıldı. Konferansa geçilmeden once kadınların yaşadığı şiddeti anlatan “Kadınlar Konuşursa Ne Değişir?” adlı kısa bir video gösterimi sunuldu.

‘Barış kadınlarla olur’

Konferansa katılan tek kadın milletvekili CHP İstanbul Milletvekili Sedef Küçük oldu. Küçük, “Kadınlar susarsa neler olduğunu bugün hep birlikte gördük” dedi. Sedef Küçük, yaptığı konuşmada barışın kadınlar olmadan yapılamayacağı vurgusu yaptı.

‘Kadınlar konuşursa teferruattır’

Konferansın siyasetçi bir başka ismi ise CHP Kadın Kolları Başkanı Hilal Dokuzcan oldu. Dokuzcan, Kuzey Irak’ta Kürt, Arap ve Türkmen kadınların yaşadığı şiddete işaret ederken kadın mücadelesinin evrensel olduğunu ifade etti. Hilal Dokuzcan, “Yaşadığımız her şey ve dünyanın her tarafında aynı haklar için savaşan kadınlarla birlikte olacağız ve kadınlar konuşursa gerisi teferruattır” dedi.

‘Sığınma evlerinin sayısı arttırılsın’

Devrimci İşçi Partisi kadınları adına kısa bir konuşma yapan Neşe Öztürk’te Ak Parti iktidarı döneminde kadına yönelik şiddet ve cinayetlerin arttığına dikkat çekti. Neşe Öztürk, kadın sığınma evlerinin sayısının arttırılması gerektiğini söyledi

‘Ak Parti iktidarına karşı verilen mücadele büyütülmeli’

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu sözcüsü Gülsüm Kav, farklı kadın kurumlarının bir araya geldiği konferansın önemli sonucunun bu zeminin devam ettirilmesi olduğunu açıkladı. Kav, “Bugün burada kadınlar güçlerimizi birleştirmeliyiz kararı aldı. Kadın cinayetlerine ve kadınların haklarına saldırı politikasına karşı bir araya gelmenin önemi çok vurgulandı. Bize karşı saldıranlarla mücadale ile Ak Parti iktidarına karşı verilen mücadelenin de büyütülmesi gerektiği en temel sonuç olarak ortaya çıktı” dedi.

Konferansın sonunda kadınlar, hükümetin bundan böyle katliamların, cinayetlerin ve şiddetin önlenmesinde herhangi bir önlem almaması halinde meclise yürüme kararı aldı.

Almanya’nin başkenti Berlin’deki Şehitlik Camisi’ne Lezbiyen ve Homoseksüeller Derneği’ne (LSVD) bağlı eşcinsellerin, 24 Kasım’da yapacağı ziyaret ile “İslam ve Homofobi” konulu panelin, ileri bir tarihe ertelenmesine sol parti eşcinsel milletvekili Hakan Taş’tan tepki geldi.

Avrupa Postası’nın haberine gore bugüne kadar üçüncüsü gerçekleşecek olan etkinlikle ilgili merkezi Köln’de bulunan Diyanet İşleri’ne bağlı DİTİB tarafından Ender Çetin imzalı yazılı bir açıklama yapılarak, “amacımız dinimizde haram kılınmış bir olguyu meşrulaştırmak değil” denildi.

“CAMİLER KAPILARINI HERKESE AÇMAK ZORUNDA”

Berlin Parlamentosu’nun Sol Partili Eşcinsel Milletvekili Hakan Taş, etkinliğin iptal edildiğine inanmadığını dile getirdi. Hakan Taş tepkisini, “Almanya’da İslami kurumlar İslam’ın hoşgörü dini olduğunu söylüyorlar. Etkinlik iptal edilmişse bu sözlerine gölge düşer” şeklinde ifade etti.

Sol Partili eyalet milletvekili Hakan Taş şunları söyledi: “Konu Alman kamuoyuna yansımaya ve olumsuz etkileri görülmeye başladı. Almanya’da dışlamayı önlemeyi engelleyen bir yasa var. Bunun ötesinde hiçbir dini kurum her ne kadar eşcinsellere olumlu bakmasa da en azından kapılarını eşcinsellere kapatmıyor. Bugün Katolik ya da Protestan kilisesiyle ya da Alman Yahudi cemaatiyle eşcinseller en üst seviyede görüşmeler yapıyor. Söz konusu camiler olunca olumsuzluk yaşanıyor olması düşündürücü. İslami kuruluşlar Almanya’da her seferinde İslam’ın bir hoşgörü dini olduğunu söylüyorlar. Bence bu açıklamalara gölge düşmüş oluyor. Dolayısıyla bunun bir an önce telafi edilmesi gerekiyor. Camilerin yapısı yeryüzünde yaşayan tüm insanlara açıktır. Cami alanı içerisinde aykırı bir davranışta bulunmadığınız sürece oraya girmeniz herhangi bir şekilde engellenmemeli. Camiler Almanya’daki tüm insanlarla diyalog içerisinde olarak, İslam’ı anlatmak ve İslam’ın bir hoşgörü dini olduğunu söylemek istiyorlarsa kapılarını açmak zorundalar diye düşünüyorum. Eşcinseller de bu toplumun bir parçası bunun kabul edilmesi gerekiyor.”

NELER YAŞANMIŞTI?

Almanya’da eşcinsellere ait queer.de adlı internet sitesinde DİTİB’e bağlı Şehitlik Camisi’nden davet aldıkları yazıldı. Açıklamaya göre, eşcinseller 24 Kasım günü saat 19.00’da önce camiyi gezecek, daha sonra ise “İslam ve Homofobi” konulu panele katılacaklardı. Etkinliğe katılım çağrısının Leadership Derneği, Göçmen Lezbiyen ve Homoseksüeller Derneği ile Şehitlik Camisi Derneği tarafından yapıldığı bildirildi. Etkinlik Leadership Derneği’nin yürüttüğü “Meet2respect” projesi kapsamında düzenlenecekti. “Diğerleriyle Karşılaş” parolasıyla yürütülen proje hoşgörüsüzlük, ayrımcılık ve şiddetin ortadan kaldırılmasını hedefliyordu.

Konunun basına yansıması üzerine Şehitlik Camisi yönetimine sosyal medya üzerinden tepki gösterenler oldu. Olayların büyümesi üzerine merkezi Köln’deki DİTİB Genel Merkezi ile Türkiye Diyanet İşleri Başkanlığı devreye girdi ve etkinliğin ileri bir tarihe ertelendiği duruldu.

İşte Şehitlik Türk-İslam Cemiyeti Neukölln başkanı Ender Çetin adına yapılan basın açıklaması:

DİTİB camilerimizin birçoğu gibi Berlin DITIB-Şehitlik Camii olarak da 2004 yılından beri aralıksız Cami Rehberlik hizmeti sunmaktayız ve bundan sonra da sunmaya devam edeceğiz. İnancımız gereği Camimize ziyarete gelenlerin hangi din, dil, ırk ve renkten olduklarına bakmadan İslam Dinimizi ve Kültürümüzü tanımak isteyenlere kapımızı açıyor, tanıtım ve aydınlatma ortamı oluşturuyor ve ziyaret talebinde bulunan asgari 7 kişi ve üzeri gruplara randevu veriyoruz. Bu şekilde yılda ortalama 30 bin ziyaretçiyi camimizde ağırlıyoruz.

24 Kasım 2014 tarihi için siyaset, ekonomi vb. alanlarda kurs düzenleyen Leadership Berlin derneği de bizden bir ziyaret talebinde bulunmuştur. Anılan kuruluş ile daha önce paydaşlık yapılmış ve İslam karşıtlığı ile mücadele ortak çalışmalarımız olmuş idi. Kendilerini tanıdığımız için randevu taleplerine olumlu cevap verilmiş ve buna ilaveten DİTİB Şehitlik Camii tarafından ayrıca bir davet gönderilmesi söz konusu olmamıştır.

Ancak kendilerince talep edilen cami ziyareti isteği teyit edilirken amacımız Leadership Berlin ile birlikte hareket ettiği kamuoyu ile paylaşılan herhangi bir alt oluşum veya paydaşına platform hazırlayıp dinimizde haram kılınmış bir olguyu meşrulaştırmak olmamıştır. Konunun medya tarafından bizden kaynaklanan bir sonuç veya tarafımızdan yapılan bir davetmiş gibi kamuoyuna yansıtılması, DİTİB Şehitlik Camii ve cemaatini son derece rahatsız etmiştir.

Bu istismara fırsat vermemek için 24 Kasım 2014 tarihli randevu talebi teyidini geri çekme kararı almış bulunmaktayız. Ayrıca son derece masumane bir aydınlatma ve rehberlik hizmetinin maksadını aşan ve karmaşık bir habercilik istismarı sonucu, muhtemel herhangi bir provokasyona sebep vermemesi amacıyla da bu hizmetin bu tarihte verilmemesi, şüphesiz birlikte yaşamamıza olumlu bir katkı sağlayacağını düşünmekteyiz.

Camimizin kapılarının bundan sonra da dinimizi ve kültürümüzü tanımak isteyen her ziyaretçiye açık olduğunu kamuoyunun bilgilerine sunarız.